Osman Gazi (1258 – 1326)

Osmanlı Devleti’nin kurucusudur. 1299 yılında bağımsızlığını ilan ederek Osmanlı Beyliği’ni kurmuş, 1326’ya kadar yaklaşık 27 yıl hüküm sürmüştür. Babası Ertuğrul Gazi, annesi Hayme Ana’dır. En bilinen oğlu, yerine geçen Orhan Gazi’dir.

Anadolu’daki diğer beyliklerle savaşmak yerine, Bizans’a karşı gaza anlayışıyla batıya yönelmiştir. Karacahisar, Bilecik, İnegöl ve Yenişehir gibi önemli yerleri fethetmiş; Bursa kuşatması sırasında vefat etmiş, şehir oğlu Orhan Gazi tarafından alınmıştır. Vasiyeti üzerine Bursa’ya gömülmüştür.

Adaletli, halkla iç içe ve İslam’a bağlı bir lider olarak tanınır. Kurduğu küçük beylik, zamanla büyük bir imparatorluğa dönüşecektir.


Orhan Gazi (1281–1362)

Osmanlı Devleti’nin ikinci hükümdarı olan Orhan Gazi (1281–1362), babası Osman Gazi’nin kurduğu beyliği, siyasi, askerî ve idarî açıdan bir devlete dönüştüren liderdir. 1326 yılında Osman Gazi’nin vefatının ardından tahta çıkan Orhan Gazi, yaklaşık 36 yıl süren uzun ve istikrarlı bir yönetim sergilemiştir.

Orhan Gazi’nin dönemi, Osmanlı’nın kuruluş aşamasının en kritik safhasıdır. Bursa’nın fethiyle (1326) birlikte Osmanlılar ilk kez büyük bir şehir merkezine sahip olmuş, bu gelişme devlete kurumsal bir kimlik kazandırmıştır. Bursa, hem siyasi merkez olmuş hem de mimari, kültürel ve ekonomik gelişim için bir üs haline gelmiştir.

Bizans İmparatorluğu’nun zayıflamasından ustaca yararlanan Orhan Gazi, 14. yüzyılın ilk yarısında İznik (1331) ve İzmit (1337) gibi stratejik şehirleri ele geçirmiş, böylece Osmanlılar Marmara’nın kuzeybatısında kalıcı bir hâkimiyet kurmuştur. Bu fetihler, yalnızca toprak genişlemesi değil, aynı zamanda Bizans’a karşı psikolojik üstünlüğün de kazanılması anlamına gelir.

Orhan Gazi, yalnızca askerî başarılarıyla değil, devlet teşkilatlanmasıyla da Osmanlı tarihine damga vurmuştur. İlk kez düzenli bir ordu oluşturmuş, “Yaya ve Müsellem” adını taşıyan bu birlikler, ileride Yeniçeri Ocağı’nın temellerini oluşturacaktır. Ayrıca ilk Osmanlı parası (akçe) onun döneminde basılmış, böylece ekonomik bağımsızlık yönünde önemli bir adım atılmıştır.

İznik Medresesi’nin açılması, Orhan Gazi döneminde ilim ve eğitim faaliyetlerinin devlet eliyle desteklenmeye başladığını göstermesi açısından önemlidir. Bu gelişme, ileride Osmanlı’nın “ilim ve devlet” dengesini kuran yapısının başlangıcı sayılır.

Yine bu dönemde Osmanlılar ilk kez Rumeli’ye (Avrupa kıtası) adım atmış, Bizans’a yardım için gönderilen birlikler vasıtasıyla Gelibolu Yarımadası’na geçilmiştir. Bu geçiş, ileride Balkanlar’a yönelik büyük fetih hareketlerinin başlangıcını oluşturacaktır.


I. Murad Hüdavendigâr (1326–1389)

Osmanlı Devleti’nin 3. padişahı olan I. Murad, 1362-1389 yılları arasında hükümdarlık yapmıştır. Babası Orhan Gazi’nin vefatıyla tahta geçmiş, Osmanlı’yı beylikten güçlü bir devlete dönüştürmüştür.

Onun döneminde Osmanlı, ilk kez sistemli bir devlet yapısına kavuşmuştur. Divan teşkilatı, vezirlik, yeniçeri ocağı ve tımarlı sipahi sistemi bu dönemde kurumsallaşmıştır.

Balkanlarda büyük fetihler gerçekleştirmiştir: Sırpsındığı (1364), Çirmen (1371) ve Kosova (1389) savaşlarıyla Osmanlı’nın Avrupa’daki varlığı sağlamlaşmıştır. Kosova Meydan Muharebesi’nde savaş sonrası şehit edilmiştir.

I. Murad, Osmanlı’nın devlet kimliğini pekiştiren, hem askerî hem idarî temelleri atan, büyük bir kurucudur. Yerine oğlu Yıldırım Bayezid geçmiştir.


Osmanlı Padişahları Kronolojik Sıralaması ve Dönemleri

I. Bayezid – Yıldırım Bayezid (1389 – 1402)

1360 yılında Edirne’de dünyaya gelen Yıldırım Bayezid, Osmanlı tahtına geçen dördüncü padişahtır. Babası I. Murad Hüdavendigâr, annesi ise Gülçiçek Hatun’dur. Kaynaklarda yüz hatlarının yuvarlak, teninin beyaz, burnunun koç burunlu, gözlerinin ela olduğu, kumral saçlı ve sık sakallı, aynı zamanda geniş omuzlu bir yapıya sahip olduğu aktarılır. Girdiği savaşlarda gösterdiği cesaret, sürati ve ani manevraları sebebiyle “Yıldırım” lakabıyla anılmıştır.

Çocukluğunu Bursa Sarayı’nda kardeşleriyle birlikte geçiren Bayezid, devrin en seçkin âlimlerinden ders alarak iyi bir eğitim gördü. Gençlik yıllarında Kütahya sancağında valilik yaptı. 1389 yılında, Kosova Meydan Muharebesi’nde şehit düşen babasının ardından, Murad Hüdavendigâr’ın vasiyeti üzerine 29 yaşında Osmanlı tahtına çıktı.

Tahta geçtiğinde Balkanlar’da dengeleri değiştiren önemli adımlar attı. Kosova Savaşı’nda ölen Sırp Kralı Lazar’ın oğlu Stefan Lazareviç ile Edirne’de yapılan barış görüşmeleri sonucunda, Stefan’ın kız kardeşi Maria ile evlendi. Bu evlilik, Osmanlı-Sırp dostluğunu pekiştiren diplomatik bir adım oldu.

Yıldırım Bayezid’in en çetin mücadelesi ise Timur’la yaptığı Ankara Savaşı’dır (1402). Bu savaş Osmanlı için ağır bir yenilgiyle sonuçlanmış, Bayezid esir düşmüştür. Esareti 7 ay 12 gün sürmüş, bu sürede yaşadığı zorluklar onun hayatının sonunu hazırlamıştır. Böylece 13 yıl süren hükümdarlığının ardından hayata veda etmiştir.

Sanata da ilgi duyan Yıldırım Bayezid, şiirlerinde “Yıldırım” mahlasını kullanmıştır. Ona ait bir beyitte aşk ve ayrılık temasını işler:

“Ehl-i hicran fitne-i agyar
Ortada bir bahanedir sandım.”

Çocukları

  • Erkek çocukları: Musa Çelebi, Süleyman Çelebi, Mustafa Çelebi, İsa Çelebi, Mehmed Çelebi, Ertuğrul Çelebi, Kasım Çelebi

  • Kız çocukları: Fatma Sultan

Yıldırım Bayezid, kısa fakat etkili saltanatıyla Osmanlı tarihine adını altın harflerle yazdırmış; hem savaş meydanlarında cesaretiyle hem de diplomatik ilişkilerdeki hamleleriyle imparatorluğun şekillenmesinde önemli bir rol oynamıştır.


Osmanlı Padişahları Kronolojik Sıralaması ve Dönemleri

Fetret Devri (1402–1413)

Ankara Savaşı’nın (1402) ardından Osmanlı’da Türk birliği bozuldu, Yıldırım Bayezid’in oğulları taht için mücadeleye girişti. Süleyman Çelebi Edirne’de, İsa Çelebi Bursa’da, Mehmed Çelebi Amasya’da, Musa Çelebi Balıkesir’de hükümdarlık ilan etti.

Önce Mehmed ve Musa birleşerek İsa’yı ortadan kaldırdı. Musa, Edirne’de Süleyman’ı yenerek tahta çıktı ancak Mehmed’e sözünü tutmadı. Sonunda Mehmed Çelebi, Musa’yı da saf dışı bırakarak 1413’te Osmanlı tahtını tek başına ele geçirdi.

Böylece 11 yıl süren Fetret Devri sona erdi ve Osmanlı yeniden merkezi otoriteye kavuştu.


Osmanlı Padişahları Kronolojik Sıralaması ve Dönemleri

I. Mehmed (1413 – 1421)

Osmanlı Devleti’nin 5. padişahı olan I. Mehmed, 1389 yılında doğdu. Yıldırım Bayezid’in oğludur. Ankara Savaşı’ndan (1402) sonra başlayan Fetret Devri’nde kardeşleriyle taht mücadelesine girişti. 1413’te Musa Çelebi’yi yenerek Osmanlı tahtını tek başına ele geçirdi. Böylece devleti yeniden toparladığı için “Osmanlı’nın ikinci kurucusu” kabul edilir.

Saltanatında:

  • Anadolu beyliklerini tekrar Osmanlı’ya bağladı.

  • Şeyh Bedreddin İsyanı’nı bastırdı.

  • Bizans’la dengeli ilişkiler kurdu.

  • Balkanlarda Osmanlı otoritesini yeniden sağladı.

I. Mehmed, 1421 yılında Edirne’de vefat etti. Yerine oğlu II. Murad geçti.


Osmanlı Padişahları Kronolojik Sıralaması ve Dönemleri

II. Murad (1421 – 1451)

Osmanlı Devleti’nin 6. padişahı olan Sultan II. Murad, 1402 yılında Amasya’da doğdu. Babası Çelebi Mehmed, annesi ise Dulkadiroğulları Beyliği’nden Süli Bey’in kızı Emine Hatun’dur. Uzun boylu, beyaz tenli, doğan burunlu ve güzel yüzlü olarak tasvir edilir. Güzel konuşmasıyla da dikkat çeken II. Murad, sakin bir yaşam arzulasa da gerektiğinde cesur, dirayetli ve yılmaz bir kişiliğe sahipti.

Avrupalı tarihçiler bile onun istediğinde tüm Avrupa’yı fethedebilecek güçte bir hükümdar olduğunu kabul etmişlerdir. Tahta geçtiğinde 19 yaşında olan II. Murad, otuz yıl süren saltanatında ülkesini şan ve şerefle yönetmiş, adaleti ve dindarlığıyla halkının sevgisini kazanmıştır.

Çocukluğunu Amasya’da geçiren Sultan II. Murad, devlet adamlığına genç yaşta hazırlanmıştır. Onun en büyük mutluluklarından biri ise, Osmanlı’nın imparatorluk seviyesine yükselmesini sağlayan Fatih Sultan Mehmed’in babası olmaktır.

Ailesi

  • Erkek çocukları: Fatih Sultan Mehmed, Ahmed, Alâeddin, Orhan, Hasan, Ahmed

  • Kız çocukları: Şehzade Hatun, Fatma Hatun

II. Murad, 1451 yılında Edirne’de vefat etti. Yerine tahta oğlu II. Mehmed (Fatih Sultan Mehmed) geçti. Böylece Osmanlı tarihinde yeni bir çağ açılmasının önü açıldı.


Osmanlı Padişahları Kronolojik Sıralaması ve Dönemleri

Fatih Sultan Mehmed (1451 – 1481)

Fatih Sultan Mehmed, 29 Mart 1432’de Edirne’de doğdu. Babası II. Murad, annesi Humâ Hatun’dur. Uzun boylu, dolgun yanaklı, kıvrık burunlu ve kuvvetli bir yapıya sahipti. Zeki ve eğitimli bir padişah olan Fatih, dönemin en büyük âlimlerinden ders aldı ve yedi yabancı dil bildiği rivayet edilir.

Bilime, sanata ve kültüre büyük önem verirdi. Âlimleri, şairleri ve sanatkârları sarayında toplar, ilginç konular üzerine makaleler yazdırır ve eserlerini incelerdi. En çok değer verdiği âlimlerden biri, kendisine hocalık da yapmış olan Akşemseddin’dir. Fatih, bilimsel çalışmalar için farklı din ve mezhepten bilginleri destekler, yabancı ülkelerden İstanbul’a büyük isimleri getirirdi. Örneğin ünlü astronom Ali Kuşçu ve ressam Bellini İstanbul’a davet edilmiş, Bellini padişahın portresini yapmıştır.

Fatih Sultan Mehmed, cesur ve soğukkanlı bir komutan olarak tanınır. Devlet işlerinde kesin kararlar alır, savaşlarda askerlerini bizzat yönlendirirdi. 20 yaşında Osmanlı tahtına geçen Sultan Mehmed, en büyük başarısını 1453’te İstanbul’u fethederek 1100 yıllık Doğu Roma İmparatorluğu’nu sona erdirmesiyle kazandı ve bu büyük zaferden sonra “Fatih” unvanını aldı. Hz. Muhammed’in Hadis-i Şeriflerinde müjdelenen İstanbul’un fethini gerçekleştirerek hem askerî hem de siyasi dehasını göstermiştir.

Saltanatı boyunca 25’e yakın sefere bizzat katılmış, devlet yönetiminde adaletli, sert ve kararlı olmuştur. Ortaçağ’ı kapatıp Yeniçağ’ı başlatan bu büyük hükümdar, 3 Mayıs 1481’de Maltepe’de nikris hastalığı nedeniyle vefat etti ve Fatih Camii yanındaki Fatih Türbesi’ne defnedildi. Kaynaklarda, Roma’yı fethetme planları sebebiyle zehirlendiği de belirtilir.


Osmanlı Padişahları Kronolojik Sıralaması ve Dönemleri

II. Bayezid (1481 – 1512)

Sultan II. Bayezid, 3 Aralık 1448’de Dimetoka’da doğdu. Babası Fatih Sultan Mehmed, annesi Mükrime Hatun’dur. Uzun boylu, geniş göğüslü ve kuvvetli bir yapıya sahip olan II. Bayezid, yuvarlak yüzlü ve elâ gözlüydü. Cesur ve atılgan olmasının yanı sıra dindar, hoşgörülü ve merhametli bir padişah olarak tanınmıştır. Bu yüzden kendisine Bayezid-i Velî denmiştir.

Eğitimine büyük önem verilmiş, devrin en meşhur âlimlerinden ders alarak İslâm ilimleri, matematik, felsefe gibi alanlarda yetkin hale gelmiştir. Aynı zamanda Arapça ve Farsça’yı çok iyi bilmiş, Çağatay lehçesi ve Uygur alfabesini de öğrenmiştir. Şiir ve sanata ilgi göstermiş, şairleri saraya toplamış ve onlarla sohbet etmekten büyük keyif almıştır. Fakirlere sık sık sadaka dağıtarak merhametini göstermiştir.

Henüz 7 yaşında Amasya valiliğine tayin edilen Bayezid, burada şehzadelerin yetişmesi için sunulan ilim ve kültür imkânlarından yararlanmıştır.

II. Bayezid, 24 Nisan 1512’de padişahlıktan çekilmek zorunda kaldı; bir ay kadar yaşadıktan sonra 26 Mayıs 1512’de vefat etti.

Ailesi

  • Erkek çocukları: Mahmud, Ahmed, Sehinsah, Yavuz Sultan Selim, Mehmed, Korkud, Abdullah, Âlimsah

  • Kız çocukları: Aynisah, Gevher, Mülük Sultan, Hatice Sultan, Selçuk Hatun, Hüma Hatun


Osmanlı Padişahları Kronolojik Sıralaması ve Dönemleri

Yavuz Sultan Selim (1512 – 1520)

Yavuz Sultan Selim, 10 Ekim 1470’te doğdu. Babası II. Bayezid, annesi Dulkadiroğulları’ndan Gülbahar Hatun’dur. Uzun boylu, geniş omuzlu, kalın kemikli, yuvarlak başlı ve kırmızı yüzlüydü. Sert mizaçlı ve cesur bir padişah olan Selim, iyi bir eğitim aldı.

Babası II. Bayezid, onu askeri ve idari konularda yetiştirmek amacıyla Trabzon Sancağı’na vali olarak tayin etti. Burada devlet işlerini yürütürken ilimle de ilgilenmiş, Mevlâna Abdülhalim Efendi’den ders almıştır. Trabzon valiliği sırasında Gürcülere karşı üç sefer düzenlemiş, özellikle Kütahis Seferi (1508) ile Kars, Erzurum, Artvin ve çevresini Osmanlı topraklarına katmıştır. Buradaki Gürcüler Müslüman olmuştur.

Yavuz Sultan Selim, at üzerinde çok usta, kılıç kullanmada ve ok atmada devrinin en iyilerindendi. Güreş ve yay çekmede de yetenekliydi. Savaşı sever, ancak mütevazı ve israf etmeyen bir kişiliğe sahipti. Babasından devraldığı hazineyi titizlikle korumuş ve mühürleyerek sonraki padişahlara örnek bırakmıştır.

Kişisel alışkanlıklarında gösterişten uzak bir yaşam sürmüş, yemeklerinde sade davranmış ve sakalını keserek “Sakalımı ele vermemek için kesiyorum” demiştir.

Yavuz Sultan Selim, 22 Eylül 1520’de “Aslan Pençesi” adlı bir çıban nedeniyle 50 yaşında vefat etti. Cenazesi Fatih Camii’nde kılınmış ve Sultan Selim Camii avlusundaki türbeye defnedilmiştir. Tarihçiler onu, sekiz yıl gibi kısa bir sürede Osmanlı tarihine büyük işler sığdırmış bir padişah olarak değerlendirmiştir.

Ailesi

  • Erkek çocuğu: Kanuni Sultan Süleyman

  • Kız çocukları: Hatice Sultan, Fatma Sultan, Hafsa Sultan, Sah Sultan


Osmanlı Padişahları Kronolojik Sıralaması ve Dönemleri

Kanûnî Sultan Süleyman (1520 – 1566)

Kanûnî Sultan Süleyman, 27 Nisan 1495’te Trabzon’da doğdu. Babası Yavuz Sultan Selim, annesi Hafsa Hatun’dur. Hafsa Hatun Türk veya Çerkez kökenlidir. Yuvarlak yüzlü, elâ gözlü, geniş alınlı, uzun boylu ve seyrek sakallıydı.

Sultan Süleyman, küçük yaşlardan itibaren titizlikle yetiştirildi. İlk eğitimini annesi ve ninesinden aldı, yedi yaşında İstanbul’a gönderilerek dedesi II. Bayezid’in yanında tarih, fen, edebiyat ve din dersleri aldı. Aynı zamanda savaş teknikleri konusunda da eğitim gördü. On beş yaşına kadar babası Yavuz Sultan Selim’in yanında kaldıktan sonra, çeşitli sancaklarda görev aldı: Şarkî Karahisar, Bolu ve kısa süreliğine Kefe sancak beyliği yaptı.

1512’de babasının tahta geçmesi üzerine İstanbul’a çağrıldı ve babasının kardeşleriyle mücadelesinde ona vekâlet etti. Babasının ölümü sonrası 30 Eylül 1520’de, 25 yaşında Osmanlı tahtına geçti. Tahta çıkışı çatışmasız oldu çünkü başka erkek kardeşi yoktu.

Kanûnî Sultan Süleyman, adil, azimli ve iradeli bir padişah olarak tanındı. Emirlerini kararlılıkla uygular, devlet yönetiminde geniş düşünürdü. Sigetvar kuşatmasını yönetirken 7 Eylül 1566’da, 71 yaşında vefat etti.

Kendisine “Kanûnî” denmesinin nedeni, yeni kanunlar icat etmesi değil, mevcut kanunları titizlikle uygulatmasıdır. Adaletine örnek olarak, Mısır’dan gelen vergilerin halkı zor duruma soktuğunu fark edip, Mısır valisini değiştirmesi gösterilebilir.

Tahta çıktığında Osmanlı Devleti dünyanın en güçlü ve en zengin devletlerinden biriydi. Avrupalılar başlangıçta onun gençliğine sevinmiş, ancak kısa sürede büyük devlet adamı ve askerî dehasıyla hayal kırıklığına uğramışlardır.

Sultan Süleyman aynı zamanda ünlü bir şairdi. Şiirlerinde devletin ve halkın önemini sıkça dile getirmiştir.

Ailesi

  • Erkek çocukları: II. Selim, Bayezid, Abdullah, Murad, Mehmed, Mahmud, Cihangir, Mustafa

  • Kız çocukları: Mihrimah Sultan, Raziye Sultan


Osmanlı Padişahları Kronolojik Sıralaması ve Dönemleri

II. Selim (1566 – 1574)

Sultan II. Selim, 28 Mayıs 1524’te İstanbul’da doğdu. Babası Kanûnî Sultan Süleyman, annesi Hürrem Sultan’dır. Hürrem Sultan, Slav kökenlidir. Sultan II. Selim, orta boylu, açık alınlı, mavi gözlü, ince kaslı ve sarışındı.

Şehzadelik döneminde mükemmel bir eğitim aldı ve Anadolu’nun çeşitli sancaklarında valilik yaparak devlet idaresini öğrenip tecrübe kazandı. Sarı Selim olarak da anılan II. Selim, Kütahya sancakbeyi iken babasının vefatı üzerine 30 Eylül 1566’da, 42 yaşında Osmanlı tahtına çıktı.

Diğer Osmanlı sultanlarına göre daha sakin ve silik bir yönetim sergileyen II. Selim, devlet işlerinde büyük ölçüde tecrübeli vezirlerin desteğine dayanmıştır. Özellikle Sokullu Mehmed Paşa, devlet yönetiminde ağırlığını koymuş ve on beş yıl sadrazamlık yapmıştır. II. Selim, bizzat sefere çıkmamış; bu dönemde İnebahtı Deniz Faciası yaşanmıştır.

Sekiz yıl süren saltanatı boyunca Osmanlı Devleti’ni ayakta tutmuş, babasından devraldığı 14.892.000 km²’lik toprakları, oğlu III. Murad’a 15.162.000 km² olarak bırakmıştır. Kendisinin de şairlik yönü vardı; ünlü bir beyiti şudur:
“Biz bülbül-i muhrik-i dem-i sekvayi fira Kız
Ateş kesilir geçse saba gülşenimizden”

Sultan II. Selim, 15 Aralık 1574’te vefat etti ve Ayasofya Camii’ne defnedildi. Kendisi İstanbul’da ölen ilk Osmanlı padişahıdır.

Ailesi

  • Erkek çocukları: III. Murad, Abdullah, Osman, Mustafa, Süleyman, Mehmed, Cihangir

  • Kız çocukları: Fatma Sultan, Sah Sultan, Gevherhan Sultan, Esma Sultan


Osmanlı Padişahları Kronolojik Sıralaması ve Dönemleri

III. Murad (1574 – 1595)

Sultan III. Murad, 4 Temmuz 1546’da Manisa’nın Bozdağ Yaylası’nda doğdu. Babası II. Selim, annesi Afife Nur Banu Sultan’dır. Annesi Venedikliydi. Orta boylu, değirmi yüzlü, kumral sakallı, elâ gözlü ve beyaz tenli olan III. Murad, cömertliği ve insanlara yardım etmeyi seven bir padişah olarak tanınmıştır.

Arapça ve Farsça’yı çok iyi bilen Sultan III. Murad, şehzadelik döneminde Manisa’da devrin en değerli ulemâsından dersler aldı. 1558’de babasının Karaman valiliğine atanması üzerine dedesi Kanûnî Sultan Süleyman tarafından Alaşehir sancak beyliğine gönderildi. II. Selim’in tahta geçmesinin ardından tekrar Manisa sancak beyliğine atandı.

Babası II. Selim’in vefatı üzerine 22 Aralık 1574’te, 29 yaşında Osmanlı tahtına çıktı. Ancak devlet işlerine fazla müdahil olmadı; yönetimi büyük ölçüde tecrübeli sadrazam Sokullu Mehmed Paşa üstlendi. III. Murad döneminde İstanbul’dan hiç çıkmadı ve saraydaki kadınların etkisi arttı; bu, ilerleyen yıllarda Osmanlı’da kadınlar saltanatının başlamasına zemin hazırladı.

Sultan III. Murad’ın saltanatı boyunca Osmanlı toprakları en geniş sınırlarına ulaştı. Babasından devraldığı 15.162.151 km²’lik toprakları 19.902.000 km²’ye çıkardı. İngiltere ile dostane ilişkiler kuruldu; ilk İngiliz daimî elçisi onun döneminde gönderildi ve Katolik Avrupa’daki haçlı ittifakına karşı Protestan İngiltere ve Hollanda ile ilişkiler geliştirildi.

Sultan III. Murad, 16 Ocak 1595’te felç geçirdi ve vefat etti. Cenazesi Ayasofya Camii avlusuna defnedildi.

Ailesi

  • Erkek çocukları: III. Mehmed, Selim Bayezid, Mustafa, Osman, Cihangir, Abdullah, Abdurrahman, Hasan, Ahmed, Yakub, Alemsah, Yusuf, Hüseyin, Korkud, Ali, Ishak, Ömer, Alaeddin, Davud

  • Kız çocukları: Ayşe Sultan, Fatma Sultan, Mihrimah Sultan, Fahriye Sultan


Osmanlı Padişahları Kronolojik Sıralaması ve Dönemleri

III. Mehmed (1595 – 1603)

Sultan III. Mehmed, 26 Mayıs 1566’da Manisa’da doğdu. Babası III. Murad, annesi Safiye Sultan’dır. İsmi, büyük dedesi Kanûnî Sultan Süleyman’ı andırması için verilmiştir. Orta boylu, kumral saçlı ve güzel yüzlüydü. İyi bir eğitim aldı; Tâcü’t-Tevârih yazarı Hoca Sadeddin Efendi’den dersler gördü.

1583’te Manisa sancak beyliğine tayin edilen III. Mehmed, babasının vefatı üzerine 27 Ocak 1595’te İstanbul’a gelerek Osmanlı tahtına geçti. Annesi Safiye Sultan’ı çok sever ve sözünü dinlerdi; Safiye Sultan bu durumdan faydalanarak sarayda etkili bir hâkimiyet kurdu. Bu bazen devlet işlerinde karışıklıklara yol açtı.

Dindar ve tasavvufa ilgili olan III. Mehmed, Hz. Muhammed’in adı anıldığında ayağa kalkardı. Saltanatı, Osmanlı’da duraklama dönemi olarak kabul edilir. Kolay üzüntüye kapılır, sıkıntılı zamanlarda yemekten ve içmekten kesilirdi. Celâlî isyanları ve uzun süren İran savaşları onu derinden etkilemiştir. İçkiyi yasaklayarak gizli meyhaneleri kapattırmıştır.

Ailesi

  • Erkek çocukları: I. Ahmed, I. Mustafa, Selim, Mahmud


Osmanlı Padişahları Kronolojik Sıralaması ve Dönemleri

I. Ahmed (1603 – 1617)

Sultan I. Ahmed, 18 Nisan 1590’da Manisa’da doğdu. Babası III. Mehmed, annesi Handan Sultan’dır. İyi bir eğitim aldı; Arapça ve Farsça’yı mükemmel derecede öğrendi. Okçuluk, kılıç kullanma ve ata binme konularında yetenekliydi. Ayrıca avcılık ve cirit oyununa düşkündü. Sade giyinmeyi tercih ederdi.

Babası III. Mehmed’in vefatı üzerine 21 Aralık 1603’te Eyüb Sultan’da kılıç kuşanarak tahta geçti. Kanûnî Sultan Süleyman’dan sonraki padişahlar içinde devlet işlerine en çok ilgi gösteren ilk sultanlardan biridir. Genç yaşta olmasına rağmen, önemli kararlar alır ve ilim ile irfan sahibi danışmanlarla birlikte hareket ederdi.

On dört sayısı Sultan I. Ahmed’in hayatında önemlidir: On dört yaşında tahta çıkmış, on dört yıl saltanat sürmüş ve Osmanlı padişahlarının on dördüncüsü olmuştur. Dindar bir padişah olarak Hz. Muhammed’e derin bağlılık göstermiş; ayak izlerinin resmini içine bir şiir yazarak kavuğunda ölünceye kadar taşımıştır. Şiiri şöyleydi:

“N’ola tâcim gibi başımda götürsem dâim
Kadem-i resmini ol Hazreti Sâh-i Resûlün
Gül-i gülzâri nübüvvet, o kadem sahibidir
Ahmeda durma yüzün sür kademine ol gülün”

Sultan I. Ahmed, tifüs hastalığı nedeniyle 21 Kasım’ı 22 Kasım’a bağlayan gece 1617’de, 28 yaşında vefat etti.

Ailesi

  • Erkek çocukları: II. Osman, IV. Murad, Sultan İbrahim, Bayezid, Süleyman, Kasım, Mehmed, Hasan, Selim, Hanzâde, Ubeyde

  • Kız çocukları: Gevherhan Sultan, Ayşe Sultan, Fatma Sultan, Atike Sultan


Osmanlı Padişahları Kronolojik Sıralaması ve Dönemleri

I. Mustafa (1617 – 1618 / 1622 – 1623)

Sultan I. Mustafa, 1592 yılında Manisa’da doğdu. Babası III. Mehmed, annesi Handan Sultan’dır. Güzel yüzlü, seyrek sakallı, sarı benizli ve iri gözlüydü. Sinirli bir yapıya sahipti ve iki kez Osmanlı tahtına çıktı.

Ağabeyi I. Ahmed’in saltanatı süresince 14 yıl sarayın bir odasında hapis hayatı yaşadı. Bu uygulama, şehzadelerin padişaha karşı harekete geçmesini önlemek için Osmanlı’da gerekli görülüyordu. I. Mustafa, Osmanlı hanedanının en büyük erkek evlâdı olması sebebiyle ilk kez tahta çıkarıldı; ancak kısa sürede dengesiz davranışları nedeniyle ulemâ, asker ve devlet erkânının kararıyla tahttan indirildi. Genç Osman’ın öldürülmesinden sonra ikinci kez padişah oldu, fakat yaklaşık bir buçuk yıl sonra aklî dengesizliği sebebiyle yeniden tahttan indirildi.

Bu dönem, şehzadelerin artık “kafes” adı verilen odalarda tahta çıkacakları günü beklediği bir zaman dilimi olarak tarihe geçti. Valide sultanlar ve şehzade anaları arasında ise siyasi entrikalar ve güç mücadeleleri yaygın hale geldi.

Sultan I. Mustafa dindar biriydi; sık sık sadaka verir, sarayın havuzuna para atardı. Sarayda ibadet ve dini eser okumakla vakit geçirirdi. İkinci kez tahta davet edildiğinde odasında Kur’an okuduğunu ve padişahlık istemediğini belirtmişti.

Sultan I. Mustafa, 10 Eylül 1623’te şeyhülislâm fetvası ile ikinci kez tahttan indirildi. Gerekçe olarak “aklî dengesi tam olmayan birisinin halife olamayacağı” gösterildi. Sultan I. Mustafa, tahttan indirildikten 16 yıl sonra, 20 Ocak 1639’da Topkapı Sarayı’nda sinir hastalığı nedeniyle vefat etti.


Osmanlı Padişahları Kronolojik Sıralaması ve Dönemleri

Genç Osman (1618 – 1622)

Sultan Genç Osman, 3 Kasım 1604’te İstanbul’da doğdu. Babası I. Ahmed, annesi Mahfirûz Haseki Sultan’dır. Annesi Rum asıllıdır. On dört yaşında, amcası I. Mustafa’nın tahttan indirilmesi üzerine Osmanlı tahtına geçti.

Genç Osman, iyi bir terbiye ve eğitim aldı; Arapça, Farsça, Latince, Yunanca ve İtalyanca’yı öğrenerek klasiklerden çeviri yapabilecek düzeye geldi. Zeki, enerjik, cesur ve gözü pek bir padişahtı. Yüzü güzeldi ve genç yaşına rağmen devlet işlerinde aktif rol almaya çalıştı.

Sultan, şehzade ve padişahların uzun süredir saray dışından evlenmemesi geleneğini değiştirerek, Şeyhülislâm Es‘ad Efendi ve Pertev Paşa’nın kızlarıyla evlendi. Tahta çıkar çıkmaz devlet erkânı içindeki üst düzey görevlerde değişiklikler yaptı, müderris ve kadıların atanma yetkilerini şeyhülislamdan aldı; yenilikçi bir yönetim tarzı benimsedi.

Ancak kendisine planlarını uygulayacak bir sadrazam bulamayınca ve devlet içindeki bazı gruplarla anlaşamayınca, tarihte nadir görülen bir şekilde tahttan indirilerek Yedikule zindanlarında boğularak şehit edildi. Cenazesi, babası I. Ahmed’in Sultanahmet Camii yanındaki türbesine defnedildi.

Erkek çocukları: Ömer, Mustafa
Kız çocuğu: Zeynep Sultan


Osmanlı Padişahları Kronolojik Sıralaması ve Dönemleri

IV. Murad (1623 – 1640)

Sultan IV. Murad, 26 Temmuz 1612’de İstanbul’da doğdu. Babası I. Ahmed, annesi Mahpeyker Kösem Sultan’dır. Uzun boylu, iri cüsseli, heybetli ve yuvarlak yüzlüydü. Osmanlı tarihinin en kudretli sultanlarından biri olarak bilinir; zeki, cesur, güçlü ve enerjik bir kişiliğe sahipti.

Sultan Murad, cirit ve ok atmada ustaydı ve katıldığı savaşlarda bu yeteneklerini gösterdi. Din büyüklerine büyük saygı gösterir, Şeyhülislâm Yahya Efendi’ye “Baba” diye hitap ederdi. İçki ve tütün kullanımını yasakladı, gece sokağa çıkma yasağı koydu. Arapça ve Batı dillerini iyi bilir, ilim adamlarını desteklerdi. Bu dönemde Hezarfen Ahmed Çelebi’nin Galata Kulesi’nden Üsküdar’a kanatla uçması gibi ilginç olaylar yaşandı.

Tahta çıktığında henüz on bir yaşındaydı; bu dönemde devlet işlerini annesi Kösem Sultan yürütüyordu. Delikanlılık çağına gelince idareyi bizzat ele aldı, zorbaları ve hilekâr vezirleri şiddetle cezalandırdı, devlet hakimiyetini yeniden kurdu. Kahvehanelerde toplanan işsiz ve güçsüz grupları kontrol altına aldı, tütün yasağı ile disiplin sağladı.

Sultan IV. Murad, on yedi yıl saltanat sürdü ve 28 yaşında vefat etti.


Osmanlı Padişahları Kronolojik Sıralaması ve Dönemleri

I. İbrahim (1640 – 1648)

Sultan I. İbrahim, 5 Kasım 1615’te İstanbul’da doğdu. Babası I. Ahmed, annesi Mahpeyker Kösem Sultan’dır. Uzun boylu, güçlü yapılı ve kumral sakallıydı. Annesi Kösem Sultan, onun yetişmesi için büyük özen göstermişti. Ağabeyi IV. Murad’ın ani vefatı, zaten hassas olan Şehzade İbrahim’i derinden etkiledi; tahta geçeceğine inanmakta zorlandı. Ancak annesi ve devlet erkânının ısrarı üzerine, ağabeyinin cenazesini gördükten sonra gerçekliği kabul etti.

Tahta geçtiğinde Sadrazam Kara Mustafa Paşa, Hırka-i Saadet Dairesi’nden getirilen Hz. Ömer’in sarığını başına yerleştirerek padişahlığını resmileştirdi. Sultan İbrahim, dua ederek:
“Elhamdülillah. Ya Rabbi! Benim gibi zaif bir kulunu bu makama lâyık gördün. Saltanat günlerimde milletimi hoş-hâl eyle ve birbirimizden hoşnut eyle” dedi.

Saltanatının ilk yıllarında sinir hastalıkları nedeniyle krizler geçirse de, zamanla devlet işlerine doğrudan ilgi göstermeye başladı. Tahta çıktığında Osmanlı hanedanında tek şehzade olarak kalmıştı; ilk oğlu IV. Mehmed’in doğumu (2 Ocak 1642) büyük sevinçle karşılandı. Sultan İbrahim, cömert ve lütufkâr bir padişahtı; fakirlere yardım eder, açlık ve kıtlığı önlemek için fermanlar çıkarırdı. Saltanatı boyunca annesi Kösem Sultan’ın etkisi büyük oldu.

Sultan I. İbrahim, 18 Ağustos 1648’de boğularak vefat etti. Osmanlı kaynaklarında, aklî dengesiyle ilgili olumsuz bir bilgi yoktur; “Deli” ve “Gaddar” olarak anılmasının, bazı tarihçiler ve ona karşı çalışan kişilerce yayıldığı belirtilir. Sadrazam Kemankeş Kara Mustafa Paşa döneminde mali ve donanma işleri düzenlenmiş, devlet bütçesi dengelenmiştir.

Erkek çocukları: IV. Mehmed, II. Süleyman, II. Ahmed, Orhan, Bayezid, Cihangir, Selim, Murad
Kız çocukları: Ümmü Gülsüm Sultan, Peykan Sultan, Atike Sultan, Ayşe Sultan, Gevherhan Sultan


Osmanlı Padişahları Kronolojik Sıralaması ve Dönemleri

IV. Mehmed (1648 – 1687)

Sultan IV. Mehmed, 2 Ocak 1642’de İstanbul’da doğdu. Babası I. İbrahim, annesi Rus asıllı Turhan Hatice Sultan’dır. Orta boylu, beyaz tenli ve yanık çehreliydi; ata çok binmesi nedeniyle vücudu hafifçe öne eğikti. Annesi Turhan Sultan, onun yetiştirilmesine büyük özen göstermiş ve iyi bir eğitim almasını sağlamıştı.

Henüz yedi yaşındayken, babası I. İbrahim’in öldürülmesinin ardından, 8 Ağustos 1648’de Osmanlı tahtına geçti. Küçük yaşta tahta çıkmasına rağmen, avcılığa ve edebiyata büyük ilgi duydu; bu nedenle tarihte “Avcı Mehmed” olarak anılmıştır. İçkiyi yasaklamış ve içki imalathanelerinin kapatılmasını sağlamıştır.

Sadrazamlığı Köprülü ailesine vermesi, onun için en isabetli kararlardan biri oldu. Saltanatı boyunca saray entrikaları ve devlet içi çekişmelerle uğraştı. II. Viyana Kuşatması’ndaki başarısızlıktan sonra, ordu ve devlet erkânının oy birliği ile 8 Kasım 1687’de tahttan indirildi. Kalan ömrünü sarayda bir odada, yanına konulan iki cariyeyle hapis hayatı geçirerek tamamladı. 6 Aralık 1693’te Edirne’de vefat etti; cenazesi İstanbul’a gönderildi ve Yeni Cami’de annesi Turhan Sultan’ın yanındaki türbesine defnedildi.

Erkek çocukları: II. Mustafa, III. Ahmed, Bayezid
Kız çocukları: Hatice Sultan, Safiye Sultan, Ümmü Gülsüm Sultan, Fatma Sultan


II. Süleyman (1687 – 1691)

Sultan II. Süleyman, 15 Nisan 1642’de İstanbul’da doğdu. Babası I. İbrahim, annesi Saliha Dilaşub Sultan’dır. Orta boylu, kır sakallı, şişman ve sakin bir mizaca sahipti. Annesi Saliha Dilaşub Sultan, oğlunu titizlikle yetiştirerek hem dinî hem de yöneticilik bilgilerini öğretti; yanında çeşitli hocalar da bulunuyordu.

Hayatının yaklaşık kırk yılını sarayda hapis geçiren II. Süleyman, cesur, dindar, merhametli ve nazik bir padişah olarak tanındı. Rüşvet ve sefahata karşıydı; padişah olduğu dönemde askerî zorbaların yol açtığı karışıklıkları önlemek için mücadele etti ve asayişi kısmen sağladı.

Saltanatı dört yıl sürdü. Son iki yılını hastalık içinde geçirdi ve gün geçtikçe zayıfladı. 22 Haziran 1691’de Edirne’de vefat etti; cenazesi İstanbul’a getirilerek Süleymaniye Camii yanında Kanûnî Sultan Süleyman Türbesine defnedildi.


II. Ahmed (1691 – 1695)

Sultan II. Ahmed, 25 Şubat 1643’te İstanbul’da dünyaya geldi. Babası I. İbrahim, annesi Hatice Muazzez Sultan’dır. Eğitimi ve terbiyesi annesi tarafından sağlandı; Arapça ve Farsça öğrenmiş, orta seviyede bir tahsil görmüştür. Devlet işlerini yakından takip eder, hasta olsa bile divan toplantılarına katılırdı.

Sanatta yetenekli bir padişah olan II. Ahmed, özellikle hat sanatında ustaydı ve birçok Kur’an-ı Kerim yazdı. Şiire ve şairlere büyük ilgi gösterirdi. Saltanatı üç yıl, yedi ay ve on dört gün sürdü. Siroz hastalığı nedeniyle 6 Şubat 1695’te Edirne’de vefat etti; cenazesi İstanbul’a getirilerek Kanûnî Sultan Süleyman Türbesine defnedildi.

Erkek çocukları: İbrahim, Selim
Kız çocukları: Atike Sultan, Hatice Sultan, Asiye Sultan


II. Mustafa (1695 – 1703)

Sultan II. Mustafa, 6 Şubat 1664’te İstanbul’da doğdu. Babası IV. Mehmed, annesi Emetullah Rabia Gülnuş Sultan’dır. Annesi Girit kökenliydi. İyi bir eğitim aldı ve özellikle ilim alanında kendini geliştirdi. Tahta çıktığı günün üçüncü günü, yapacağı işleri belirten bir hatt-ı hümâyûn yayımladı. Bu belgede:

“Zevk, sefa ve rahatı kendimize haram eylemişizdir.”

ifadelerini kullanmış; ayrıca vezirlerine yazdığı bir mektupta:

“Bana ağırlık ve hazine lâzım değil. Yerine göre kuru ekmek yerim. Vücudumu din uğruna harcarım. Sıkıntının her çeşidine sabrederim. Milletime hizmet tamam olmadıkça, seferden dönmem. Elbette sefere bizzat kendim giderim.”

gibi sözlerle görev bilincini ve tevazuunu göstermiştir.

Erkek çocukları: I. Mahmud, III. Osman, Küçük Ahmed, Hüseyin, Selim, Mehmed, Murad, Osman
Kız çocukları: Ümmügülsüm, Ayşe, Emetullah, Emine, Rukiye, Safiye, Zahide, Atike, Fatma, Zeyneb, Zahide


III. Ahmed (1703 – 1730)

Sultan III. Ahmed, 30 Aralık 1673’te doğdu. Babası IV. Mehmed, annesi Emetullah Rabia Gülnuş Sultan’dır. Annesi Girit kökenlidir. Ağabeyi II. Mustafa’nın ardından 22 Ağustos 1703’te Edirne’de tahta geçti. Tahta çıktığında otuz yaşındaydı. Uzun boylu, kara gözlü, buğday tenli ve zarif bir görünümü vardı. Zeki, hassas ve kültürlü bir padişahtı; ünlü hocalardan ders alarak iyi bir tahsil gördü.

Sultan III. Ahmed, Lâle Devri olarak anılan dönemde Osmanlı padişahı olarak önemli bir rol oynadı. Hattat ve şairdi; “Necib” mahlasıyla şiirler yazdı. Musikiye ilgisi vardı ve Divan şairlerinden Urfalı Nabi Efendi’yi çok severdi. Gençliği diğer Osmanlı şehzadelerine kıyasla serbest geçtiği için bilgi ve görgüsü genişledi. Avrupa’daki gelişmeleri yakından takip etti ve matbaanın Osmanlı’ya gelmesi için çaba sarf etti.

Padişahlığının ilk yılları, disiplinden çıkmış yeniçerileri yatıştırmakla geçti. Sadrazam olarak atadığı Çorlulu Ali Paşa, idarî işlerde destek oldu ve hazineyi düzene koyarak Sultan III. Ahmed’in rakipleriyle mücadelesinde yardımcı oldu. Döneminde Rusya ile ilişkilerde gerilim yaşandı; Rusya’nın Orta Asya’daki yayılmacı siyaseti ve Balkanlar’daki girişimleri buna neden oldu.

Erkek çocukları: I. Abdülhamid, III. Mustafa, Süleyman, Bayezid, Mehmed, İbrahim, Numan, Selim, Ali, İsa, Murad, Seyfeddin, Abdülmecid, Abdülmelik
Kız çocukları: Emine, Rabia, Habibe, Zeyneb, Zübeyde, Esma, Hatice, Rukiye, Saliha, Atike, Reyhan, Esime, Ferdane, Nazife, Naile, Ayşe, Fatma, Emetullah, Ümmüselma, Emine, Rukiye, Zeyneb, Sabiha


I. Mahmud (1730 – 1754)

Sultan I. Mahmud, 2 Ağustos 1696’da İstanbul’da doğdu. Babası II. Mustafa, annesi Saliha Valide Sultan’dır. Büyükannesi Gülnuş Sultan’ın sevgisi ve ilgisiyle yetişti. Sekiz yaşından itibaren kafes hayatı yaşamasına rağmen zekâsı, iyi niyeti ve güçlü karakteri sayesinde bu zor dönemi başarıyla atlattı. Küçük yaşlardan itibaren tarih, edebiyat, şiir ve musiki alanlarında eğitim aldı.

1 Ekim 1730 tarihinde, 35 yaşında padişah olarak tahta geçti. Karakteri azimli, müşfik, merhametli, dikkatli ve sabırlıydı. Devrinde devlet işlerini en yetkin kişilerle yürüttü ve kendi zevkinden çok halkın refahını gözetti. Babası ve amcasının düştüğü hatalara düşmeden Osmanlı yönetimini istikrarlı biçimde sürdürdü. Hayatının son iki yılı sağlık sorunlarıyla geçti ve 13 Aralık 1754’te 59 yaşında vefat etti. Cenazesi, babası II. Mustafa’nın Yeni Cami’deki türbesine defnedildi.


II. Osman (1754 – 1757)

Sultan III. Osman, 2 Ocak 1699’da İstanbul’da doğdu. Babası II. Mustafa, annesi Şehsuvar Valide Sultan’dır (Rus asıllı). Tahta çıkana kadar sarayda uzun süre hapis hayatı yaşamış olması, sinirli bir yapıya sahip olmasına neden oldu; ancak şefkatli ve merhametliydi, yalan ve rüşvetten nefret ederdi.

Müzik ve musikiyi sevmediği için tüm saray müzisyenlerini uzaklaştırdı. Sarayda cariyelerle karşılaşmamak için ayakkabısına demir ökçeler taktırarak seslerini duyurur ve yoldan çekilmelerini sağlardı. Saltanatı iki yıl, on ay ve on sekiz gün sürdü; bu süre boyunca yedi veziriazam değiştirdi, iç ve dış politikada barış ve huzuru sağladı. Halkın arasına karışmak için zaman zaman kıyafet değiştirerek dolaştığı da bilinmektedir.

30 Ekim 1757’de vücudunda çıkan bir çıban nedeniyle vefat etti ve cenazesi, Yeni Cami’de Sultan I. Mahmud’un yanına defnedildi.


III. Mustafa (1757 – 1774)

Doğum: 28 Ocak 1717, İstanbul
Baba: III. Ahmed
Anne: Mihrişah Sultan

Fizikî özellikleri ve kişiliği: Orta boylu, iri gözlü, yassı burunlu, siyah sakallı, heybetli ve güçlü bir vücuda sahipti. Son derece dindar, tutumlu, müşfik, çalışkan ve cömertti. Yalandan, riyadan ve rüşvetten nefret ederdi.

Saltanat ve başarıları:

  • Halkına karşı son derece merhametliydi; büyük depremler sonrası evlerini ve yakınlarını kaybeden halka kendi kesesinden yardım etti.

  • Yenileşme ve ıslahat fikrini benimsedi; askerî eğitim, toplar ve bahriye okulları açtırdı, tüfeklere süngü taktırdı.

  • Baron de Tott’un katkısıyla Osmanlı topçu sınıfını modernize etti.

  • Hazineyi güçlendirdi, ekonomik ve askerî hazırlıkları ihmal etmedi.

Sanat ve edebiyat: Şair bir padişahtı; Cihangir mahlasıyla şiirler yazdı ve şiirlerinde “el-fakir Mustafa Han-ı Sâlis” imzasını kullanıyordu.

Ölüm: 21 Ocak 1774, kalp yetmezliği.

Erkek çocukları: III. Selim, Mehmed
Kız çocukları: Şah Sultan, Fatma Sultan, Bekhan Sultan, Fatma Sultan, Hibetullah Sultan


I. Abdülhamid (1774 – 1789)

Doğum: 20 Mart 1725, İstanbul
Baba: III. Ahmed
Anne: Rabia Şermi Sultan

Fizikî ve kişilik özellikleri: Merhametli, nazik ve saf bir padişahtı. Hat sanatı ve tarih ile ilgilenirdi. Halka karşı şefkatli, adil ve ılımlıydı.

Saltanat ve başarıları:

  • Tahta geçtiğinde cülûs bahşişini kaldırarak askerî adalet sağladı.

  • Siyasî ve askerî ıslahatlar yaptı; Avrupa tarzı okullar açtı, Yeniçeri Ocağı ve donanmayı düzenledi.

  • Sürat Topçuları Ocağı’nı kurdurdu, gereksiz ödemeleri ve yolsuzlukları tespit ettirdi.

  • İstanbul’daki yangın sırasında itfaiye işlerini bizzat yöneterek halkın sevgisini kazandı.

  • Sadrazam Halil Hamid Paşa’nın bazı hizmetleri yanlış anlaşılınca idam ettirildi; ancak padişahın genel itibarı iyi niyeti ve gayreti ile anıldı.

Ölüm: Nisan 1789, 64 yaşında. Cenazesi Bahçekapı’daki kendi yaptırdığı türbesine defnedildi.

Erkek çocukları: IV. Mustafa, II. Mahmud, Murad, Nusret, Mehmed, Ahmed, Süleyman
Kız çocukları: Esma, Emine, Rabia, Saliha, Alimşah, Dürrüşehvar, Fatma, Melikşah, Hibetullah Zekiyeü


III. Selim (1789 – 1807)

Doğum: 24 Aralık 1761, İstanbul
Baba: III. Mustafa
Anne: Mihrişah Sultan (Gürcü asıllı)

Fizikî ve kişilik özellikleri:

  • Merhametli, açık fikirli ve sanatlara düşkün bir padişahtı.

  • Edebiyat, hat sanatı, müzik (tambur, ney, beste), güzel yazı ve şiirle ilgileniyordu.

  • Arapça ve Farsçayı çok iyi biliyordu.

  • Zaaflara varacak kadar yumuşak bir karaktere sahipti; batıcı reformlara önem veriyordu.

Saltanat ve başarıları:

  • Tahta 28 yaşında çıktı; halk onunla Osmanlı’yı eski ihtişamlı günlerine döndüreceğini umuyordu.

  • Eğitimli ve kültürlü bir padişah olarak devlet işlerinde reform ve yenilik yapmayı hedefledi.

  • Batı tarzı ıslahatları başlatmayı planladı; askerî, idari ve eğitim alanında yeniliklere önem verdi.

Ölüm:

  • 29 Mayıs 1807’de tahttan indirildi;

  • 28 Temmuz 1808’de Alemdar Mustafa Paşa Olayı sırasında öldürüldü.

  • Cenazesi Lâleli Camii avlusunda babası III. Mustafa’nın yanına defnedildi.


IV. Mustafa (1807 – 1808)

Doğum: 8 Eylül 1779, İstanbul
Baba: I. Abdülhamid
Anne: Nüketseza Kadın Sultan

Fizikî ve kişilik özellikleri:

  • Hırslı, kurnaz ve asabi bir yapıya sahipti.

  • Eğitim ve öğrenimden çok, zevk ve sefaya önem veriyordu.

  • Hat sanatıyla ilgilenmiş ve güzel yazılar yazmıştır.

Saltanat ve önemli olaylar:

  • Kabakçı Mustafa İsyanı sonucunda, III. Selim’in tahttan indirilmesiyle 29 Mayıs 1807’de tahta çıktı.

  • Devletin merkezi otoritesi zayıf ve karmaşık bir durumdaydı; yeniçeriler devlet işlerinde büyük tavizler elde etti.

  • Tahtta bulunduğu süre boyunca Kabakçı Mustafa ve destekçileri etkin rol oynadı.

  • Osmanlı-Rus ilişkilerinde yaşanan karışıklıklar ve iç isyanlar nedeniyle dönemi oldukça çalkantılı geçti.

  • Kısa süren saltanatıyla Osmanlı tarihinde en az padişahlık yapan sultanlardan biri olarak kayıtlara geçti.

Çocukları:

  • Kız çocuğu: Emine Sultan


II. Mahmud (1808 – 1839)

Doğum: 20 Temmuz 1785, İstanbul
Baba: I. Abdülhamid
Anne: Nakşidil Valide Sultan

Kişilik ve özellikleri:
II. Mahmud, orta boylu, geniş omuzlu ve sevimli bir yüz yapısına sahipti. Genç yaşta iyi bir eğitim aldı ve öğrenimiyle bizzat ilgilenen padişah III. Selim’in etkisi altında yetişti. Cesur, sabırlı, temkinli ve azimli bir karaktere sahipti. Avrupa’daki yenilikleri takip ederek Osmanlı’yı modernleştirmeye çalıştı.

Saltanatı ve dönemi:
28 Temmuz 1808’de, Alemdar Mustafa Olayı’nın ardından tahta geçtiğinde henüz yirmi üç yaşındaydı. Adalet işlerine önem vererek yeni kanun ve tüzükler çıkarttırdı ve bu yüzden “Adlî” unvanıyla anıldı. Halkla ilgilenmeyi ve onların dertlerini dinlemeyi önemseyen II. Mahmud, sosyal ve kültürel açıdan Osmanlı Devleti’ni ileri taşımayı hedefledi.

Vefatı:
Verem hastalığına yenik düşerek, 1 Temmuz 1839’da, kardeşi Esma Sultan’ın Çamlıca’daki köşkünde vefat etti. Büyük bir cenaze töreniyle Divan Yolu’ndaki türbesine defnedildi.

Erkek çocukları: Abdülmecid, Abdülaziz, Ahmed (dört şehzade), Bayezid, Abdülhamit, Süleyman, Mehmed, Murad, Nizameddin, Mehmed, Abdullah, Osman
Kız çocukları: Emine Sultan, Hamide Sultan, Hayriye Sultan, Şah Sultan, Saliha Sultan, Ayşe Sultan, Atike Sultan, Fatma Sultan, Münire Sultan, Fatma Sultan, Mihrimah Sultan, Adile Sultan


Abdülmecid (1839 – 1861)

Doğum: 25 Nisan 1823, İstanbul
Baba: II. Mahmud
Anne: Bezm-i Âlem Valide Sultan

Kişilik ve özellikleri:
Abdülmecid, babasının yönlendirmesiyle iyi bir eğitim aldı ve erken yaşta ıslahatçı fikirlerle yetişti. Batı kültürüne ve yaşam tarzına büyük bir ilgi duyuyordu. Merhametli, adil, yenilikçi ve reformcu bir padişah olarak tanındı.

Saltanatı ve reformları:
Babası II. Mahmud’un vefatı üzerine, 17 yaşında tahta geçti. Saltanatının henüz dördüncü ayında Gülhane Hatt-ı Hümâyûnu’nu ilan ederek Tanzimat Dönemi’nin başlangıcını müjdeledi. Avrupa tarzı hukuk ve idari düzenlemelerin Osmanlı’ya uyarlanmasını hedefledi.

Dış politika ve uluslararası gelişmeler:
Tahta çıktığında Mısır Sorunu ve Kavalalı Mehmed Ali Paşa ayaklanmalarıyla karşılaştı. Nizip’te Osmanlı kuvvetleri yenilgiye uğramıştı. Bu kriz, başta İngiltere, Avusturya, Prusya ve Rusya olmak üzere Avrupa devletlerini müdahil olmaya zorladı. 1840’ta Londra Sözleşmesi imzalandı: Mısır, Osmanlı’ya bağlı kalacak, yönetim Mehmed Ali Paşa ve oğullarında olacak; Suriye, Adana ve Girit Osmanlı’ya geri verilecekti.

Hünkâr İskelesi Antlaşması sona erdikten sonra 1841’de Londra’da düzenlenen konferansta Boğazlar üzerindeki egemenlik Osmanlı Devleti’ne bırakıldı, ancak barış zamanında hiçbir savaş gemisi geçemeyecekti. Bu düzenlemelerle Fransa ve İngiltere Akdeniz’de güvenliklerini sağlarken, Rusya’nın Hünkâr İskelesi ile elde ettiği üstünlük sona erdi.

Vefatı:
25 Haziran 1861’de, 39 yaşında İstanbul’da verem hastalığı nedeniyle vefat etti. Cenazesi Yavuz Sultan Selim Türbesi yanına defnedildi.


Abdülaziz (1861 – 1876)

Doğum: 8 Şubat 1830, İstanbul
Baba: II. Mahmud
Anne: Pertevniyal Valide Sultan

Kişilik ve özellikleri:
Sultan Abdülaziz, elâ gözlü, açık tenli ve sert bakışlı bir padişahtı. Top sakallı, güçlü ve atletik bir yapıya sahipti. Küçük yaşta babasını kaybetmiş olsa da, ağabeyi Abdülmecid onun eğitimine özen göstermiştir. Şehzadeliği boyunca rahat ve özgür bir hayat sürdü.

Yetenek ve ilgi alanları:
Fransızcayı akıcı konuşur, müzik ve şiire düşkündü; kendi bestelerini yapardı. Resim konusunda yetenekliydi ve Osmanlı donanması için inşa edilecek gemilerin planlarını bizzat çizerdi. Ata binmeyi, ok atmayı, avlanmayı ve özellikle güreşi çok severdi; güçlü ve çevik yapısıyla en iyi pehlivanlarla güreşirdi.


V. Murad (30 Mayıs 1876 – 31 Ağustos 1876)

Doğum: 21 Eylül 1840, İstanbul
Baba: Abdülmecid
Anne: Şevk-Efza Kadın Efendi (Çerkez asıllı)

Kişilik ve ilgi alanları:
Sultan Beşinci Murad, çocukluğundan itibaren iyi bir eğitim aldı ve Fransızca öğrendi. Kitap okumaya düşkündü; Fransa’dan getirttiği eserleri sürekli okurdu. Edebiyata olan ilgisi büyüktü ve dönemin ünlü şairleri, Ziya Paşa ve Namık Kemal de dahil olmak üzere, onun dostları arasındaydı. Batı müziğine meraklıydı; piyano çalardı ve bazı besteler yaptı. Avrupa seyahatleri sırasında tanıştığı Avrupalı prenslerle yakın ilişkiler kurdu, özellikle İngiltere’de tanıştığı Gal Prensi (sonradan VII. Edward) ile dost oldu ve bu etkiyle masonluğa ilgi duydu.

Saltanatı ve karakteri:
Amcası Sultan Abdülaziz’in vefatı üzerine 30 Mayıs 1876’da tahta geçti. Ancak müsrif ve hırslı yapısı ile kısa sürede siyasî dengeyi sağlayamadı. Tahtta yalnızca 93 gün kaldı ve 31 Ağustos 1876’da indirildi. Meşrutiyet yanlısı aydınların beklentisi, onun kısa saltanatı ile gerçekleşemedi.

Ölümü:
Tahttan indirildikten sonra sarayda yaşamaya devam eden Sultan Beşinci Murad, 29 Ağustos 1904’te vefat etti. Cenazesi, annesi Şevk-Efza Kadın Efendi’nin Yeni Cami’deki türbesine defnedildi.


II. Abdülhamid (1876 – 1909)

Doğum: 21 Eylül 1842, İstanbul
Baba: Abdülmecid
Anne: Tir-i Müjgan Kadın Efendi (Çerkez)

Sultan İkinci Abdülhamid, küçük yaşta annesini kaybetti ve üvey annesi Piristu Kadın tarafından büyütüldü. Çocukluğu zayıf bir bünyeye sahip olmasından dolayı sık sık hastalanarak geçti ve babası tarafından özel ilgi gördü. Eğitim hayatında kültür derslerinin yanında musiki eğitimi aldı; piyano çalmayı öğrendi.

Evlenmeden önce nispeten serbest bir hayat sürdü, ancak evlendikten sonra tüm vakitlerini ailesine ve çocuklarına ayırdı. Yıkılmak üzere olan Osmanlı Devleti’ni uyguladığı akıllı politikalarla tam 33 yıl boyunca ayakta tutmayı başardı.

Kişisel özellikleri ve hayır işleri:
Hayırsever ve cömert bir insan olan Sultan İkinci Abdülhamid, sıradan bir vatandaş gibi yaşardı. Yunan Seferi sırasında hazinede yeterli para bulunmadığında, kendi şahsi servetinden masrafları karşılamış, devletten geri almamıştır. Boş vakitlerinde marangozhane çalışmaları yapar, yaptığı eşyaları satar ve geliri fakirlere dağıtırdı. Kendisine zarar vermek isteyenleri bağışlaması, dünya siyasetinde nadir görülen bir olaydır.

Eğitim ve altyapı çalışmaları:
Sultan İkinci Abdülhamid, kültüre ve eğitime büyük önem vermiştir. Güzel Sanatlar Akademisi, Ticaret ve Ziraat Okulları, dilsiz ve kör okulları, kız meslek okulları, ilkokullar, ortaokullar ve liseleri vilâyetlere kadar yaygınlaştırmıştır. İstanbul’da Şişli Etfal Hastanesi ve Darülaceze’yi kendi parasıyla yaptırmıştır.

Ulaşım ve altyapı:
Hamidiye su sistemini İstanbul’a getirmiş, Anadolu içlerine ve Bağdat ile Medine’ye hicaz demiryolları döşetmiş, büyük şehirlerde atlı tramvay hatları yaptırmıştır. Bu yatırımlar sayesinde hem eğitim hem sağlık hem de ulaşım alanında modern bir altyapı oluşturmuştur.


Mehmed Reşad (1909 – 1918)

Doğum: 2 Kasım 1844, İstanbul
Baba: Abdülmecid
Anne: Gülcemal Kadın Efendi (Çerkez)

Sultan Mehmed Reşad, çocukluğunu padişah olan babasının yanında geçirdi ve eğitimine büyük önem verildi. Amcası Sultan Abdülaziz döneminde rahat bir şehzadelik hayatı yaşamasına rağmen, ağabeyi Sultan İkinci Abdülhamid’in saltanatı sırasında sarayda daha kısıtlı bir hayat sürdü. Veliaht olduğu için sürekli gözetim altındaydı; günlerini haremde geçirerek şiir okur ve kitaplarla ilgilenirdi.

65 yaşında, İttihat ve Terakki Partisi’nin desteğiyle Osmanlı tahtına çıkan Sultan Mehmed Reşad, padişahlığı sırasında yönetimde doğrudan etkin olamadı. Devlet işlerinin büyük bir kısmı, İttihat ve Terakki’nin önde gelen isimleri Enver Paşa, Talat Paşa ve Cemal Paşa’nın elinde yürütüldü.


Mehmed Vahdeddin (1918 – 1922)

Sultan Mehmed Vahdeddin, Osmanlı’nın otuz altıncı ve son padişahıdır. 2 Şubat 1861’de İstanbul’da doğdu. Babası Sultan Abdülmecid, annesi Gülistu Kadın Efendi’dir. Doğduğu yıl babası, küçük yaşta annesi ise vefat ettiği için çocuk denecek yaşlarda hem öksüz hem yetim kaldı. Sultan Mehmed Vahdeddin, Sultan Abdülmecid’in kadınlarından Şayeste Kadın tarafından büyütüldü.

Henüz çocukken Sultan Abdülaziz döneminde serbest bir hayat sürerken, ağabeyi Sultan İkinci Abdülhamid’in padişahlık öncesi ve saltanat yıllarında da ilgisi sayesinde eğitim ve öğreniminde rahat bir ortam buldu. Çok okur, okuduklarını iyi kavrar, özellikle fıkıh alanındaki eserleri takip ederdi. Kitabeti düzgün, imlâsı sağlam, nazik ve saygılı bir kişilik sergilerdi. Viyana seyahati sırasında hem yanındakiler hem de yabancılar, nezaketine hayran kalmıştı. Az konuşur, dinlemeye özen gösterirdi.

Sultan Mehmed Vahdeddin, veliaht olduğu yıllarda Birinci Dünya Savaşı’na tanık oldu ve resmi bir gezi için Almanya’ya gitti. Bu geziye Mustafa Kemal de eşlik etti. Sultan Mehmed Reşad’ın vefatı üzerine Osmanlı tahtına geçen Mehmed Vahdeddin, böylece devletin son padişahı oldu.


Kaynak:  Osmanlı Tarihi Interaktif CD-ROM (Türk Tarih Kurumu Yayınları XXXI. Dizi-Sa.2)

Shares:

Bir yanıt yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir